Deprem ve Yaşam Taktikleri

Deprem, dünyanın var oluşundan bu yana varlığını sürdüren doğal afetlerden birisidir. Yer hareketlerine deprem denilmektedir. Belli bir zamanı ve dönencesi olmayan, her an her yerde yakalayabilen doğal afetlerin en şiddetlisidir.

İstanbul ve Marmara bölgesi başta olmak üzere Kuzey Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde ve deprem kuşağında yer alan Türkiye, tarihte birçok kez depremden ciddi hasar görmüş, çok sayıda kayıplar vermiştir. İstanbulluların 17 Ağustos depreminden bu yana endişe içerisinde yaşadığı bilinen bir gerçektir.

Peki, deprem hayatı nasıl etkiliyor ve depreme karşı nasıl hazırlık yapılmalı ve yaşamak için neler gereklidir?

Deprem ve Yaşam Kalitesi

Yaşam Kalitesi, kuşkusuz 3 önemli unsurun yerine getirilmesinden sonra konuşulacak konudur. Emniyet, Barınma ve Doyma… Bu olmazsa olmaz üç unsur kuşkusuz yerine geldiğinde ancak yaşamın daha kaliteli oluşu üzerine konuşabiliriz. Deprem ise bu üç önemli unsuru ortadan kaldıran büyük felaketlerdendir. Bölgeye göre değişiklik gösterse de 6 üzeri şiddette bir deprem, ülkemizi gerçek manada büyük kayıplara sokacaktır. Deprem maddi ve manevi hasara neden olmakta, barınma ve emniyet ihtiyacını karşılamayı engellemektedir. Zaman içerisinde üretim ve dağıtım kanallarının çökmesiyle açlık baş gösterecek, doyma sorunu da toplumu saracaktır. Bu nedenle yaşam kalitesini olumsuz etkilemesi bir tarafa, adeta çökertip, ortadan kaldırır. Yalnızca yaşam olgusundan bahsettirir. Bu yüzden de depremin hayatımıza olan olumsuz etkilerini en aza indirmek gerekir.

Deprem Öncesi Ev İçi Güvenlik Tedbirleri

Depremlerde oluşan can ve mal kayıplarının büyük kısmı deprem anında ve sonrasında çıkan yangınlar, devrilen ağır eşyalar ve kötü hava şartlarıdır. Ayrıca sonrasında yaşanılan gasp, açlık, güvenlik sorunu ve hırsızlık gibi unsurlar da deprem kaynaklı ama birebir deprem anına olmayan kayıplardır. Bu yüzden öncesinde önlem almak gerekir.

Her An Depreme Hazır Olmak

  • Gece yatman evvel doğalgaz musluklarını ve tüplerin emniyetini kapatın.
  • Elektronik alet ve cihazları olabildiğine prizde takılı bırakmayın.
  • Kilitli kapılar sarsıntı esnasında sıkışır. Açılması güçleşir. Ev içerisindeki oda kapılarını asla kilitlemeyin. Çocuklar uyurken onların kapı kilitlemesine de müsaade etmeyin.
  • Duvara dayalı olan büyük ve ağır eşyaları duvara monte ettirin. Dolap, çalışma masası vb. eşyaların deprem esnasında devrilmeyecek durumda olduğundan emin olun. Çünkü devrilmesi ile hem size zarar verebilir, hem de deprem sonrası hareket alanınızı kısıtlar.
  • Elbise dolapları, buzdolabı ve benzer eşyalar deprem esnasında tehlike oluşturur. Bunlar hem devrilebilir, hem de kayıp size veya başka eşyalara kayabilir. Bunların yerlerine sabitlenmesi uygun olacaktır. Sabitlemeye özen gösterin.
  • Yatak kenarı ve yakınlarında devrilebilecek dolap bulundurmayın.
  • Duvarlara büyük ölçekte düşünce hasar verebilecek resim ve eşyalar asmayın. Asılacaksa da sabitleyin.

Tatbikat Tatbik Et!

  • Deprem için alınabilecek önlemler arasında en önemlisi ev sakinlerinin deprem anında ve sonrasında nasıl davranacağı, bu bilince sahip olmasıdır. Ev, depreme karşı güvenli hale getirildikten sonra deprem esnası ve sonrası yapılacaklar hakkında ev sakinleri bilinçlendirilmelidir. Aralıklı olarak ebeveyn ve çocukların deprem tatbikatı yapması önemlidir. Ayrıca profesyonel toplu deprem tatbikatlarına da katılım gösterilmelidir.
  • Tatbikat öncesi plan yapılmalı, aile bireyleriyle konuşulup karar verilmelidir.
  • Deprem hissedildiği anda nasıl toplanılacağı, nereden çıkılacağı vb. durumlar kararlaştırılacak ve tatbik edilecek şekilde bilinç oluşturulmalı, eğitim verilmelidir.
  • Depremin her an olabilme ihtimali göz önünde bulundurulmalı, sizi ve sevdiklerinizi uyku, yemek, okul-iş hazırlığı, otobüs, yolculuk, banyo, duş, hela, çalışma vb. anlarda yakalayabileceği unutulmamalıdır. Tüm bu unsurlara uygun bilinçli planlama yapılmalı, tatbikat uygulanmalıdır.
  • Deprem esnasında korunabilecek güvenli alan belirlenmelidir. Sağlam bir divan, koltuk, ağır eşya vb. eşya yanları olabilir. Yangına neden olabilecek ocak gibi eşyalardan, asılı duran ayna gibi aydınlatıcı eşyalardan ve pencere önlerinden kesinlikle uzak durulmalıdır.
  • Deprem sonrası ise ev ivedi olarak boşaltılmalıdır. Tüm bireyler bu bilince sahip olmalıdır. Arka, yangın kapıları iyi belirlenmelidir. Bu alanlarda düşüp, yol kapatabilecek eşyalar bulundurulmamalıdır.
  • Küçük çocuklar özellikle deprem anında koşmaması, cam ve kapıya doğru yeltenmemesi konusunda iyi eğitilmeli, bilinçlendirilmelidir. Sıkça bu hususta tembih verilmelidir.

Deprem Çantanız Hazır Mı?

Deprem sonrası muhakkak alınacak bir deprem çantanız olmalıdır. Çanta hazırlamak gerekiyor. Çünkü evin her zaman güvenli bir yer olmayacağı bilinen bir gerçektir. Deprem çantanız kolay ulaşılabilir bir yerde, hazır ve güncel olmalıdır.

Deprem Çantasında Yer Alacak Malzemeler

  • Su (Ayda bir veya iki defa değişip, güncellenmesi gerekir.),
  • Yedek pil ve radyo,
  • Enerji veren, protein bakımında güçlü ve çabuk bozulmayacak hazır yiyecekler,
  • Yedek pilleriyle beraber fener,
  • İlk yardım çantası ve gerekli materyalleri,
  • Kişisel reçeteli ilaçlar,
  • Birer kat kıyafet,
  • Çocuk ve bebek varsa onlar için eşyalar,
  • Bir miktar nakit para (Kağıt ve Bozukluk),
  • Çok amaçlı bir çakı,
  • Düdük,
  • Kalem ve kağıt,
  • İçerisinde önemli irtibat numaralarının ve iletişim kurulacak kişilerin bilgilerinin, önemli belgelerin kopyalarının yer aldığı su geçirmez dosya,

Ayrıca havayı da dikkate almak gerekiyor. Soğuk olabilir. Her aile ferdi için kazak, mont gibi kıyafetler, çorap ve ayakkabı da koymak gerekir. Çocuğunuz varsa onu oyalamak için oyuncak da koyabilirsiniz.

Çantanız muhakkak evin çıkış istikametinde ve yakınlarında hazır halde olmalıdır. Asla yeri değiştirilmemeli, her zaman sabit aynı yerinde olmalıdır. Çünkü kişi o dehşet verici felaket anında şok geçirebilir, bazı şeyleri unutabilir, hatırlamakta zorluk çekebilir. Fakat yeri sabit olan birçok şeyi hatırlamak, bulmak kolay olacaktır.

En önemlisi ise bu çantayı kimin alacağıdır. Kesinlikle aile üyeleri çantanın kim tarafından alınacağı konusunda kararlaşmış olması gerekir. O hengamede “sen al, ben alayım, sen aldın sandım…” gibi pişmanlık dolu sözler işitmek istemezsiniz.

Zelzele Anında

Önlemleri aldık, sonrada zelzele esnasında yapılması gerekenler iyi bilinmelidir. Sarsıntı birkaç saniye içerisinde meydana gelen yer sarsıntısı olacaktır. Hissedildiği an itibarıyla muhakkak sakin kalınmalı, telaşa kapılmadan planlandığı şekilde davranılmalıdır.

Güvenli bölgelerden en yakınına geçip, çömelin ve ensenizi koruyacak biçimde kapanıp bir yere tutunun. Sağlam bir eşya yanına geçmeye özen gösterin. Diğer aile üyelerine müdahale etmeyip, sakin biçimde onları da yönlendirin. Sarsıntı bitene kadar yerinizden kımıldamayın. Asansör, balkon ve merdivenler zelzele esnasında en tehlikeli bölgelerdir. Bu alanlarda iken sarsıntıya yakalandıysanız ivedi olarak güvenli bölgelere, mümkün değilse duvar kısımlarına doğru geçin.

Yaşam Üçgeni Oluşturma

Zelzele geldiğinde, yer sarsılıp etraf buğulu bir hal aldığında sizi kurtarmaya yardımcı durum, o esnada “Yaşam Üçgeni” oluşturmanızdır. Yataklık altı ve masa yerine ağırlık merkezi daha çok yere yakın çelik dolapları, uzun boylu iseniz yana devirin. Para kasası, çamaşır makinesi vb. eşya yanına yatın ve cenin pozisyonuna girin.

Unutulmamalı: Bu cisim ve eşyalar büyük bir yıkımda ezilir ve parçalanır. Ama yok olmaz. Yanlarında oluşturacağınız yaşam üçgeni ile hayatta kalma şansınız fazladır.

Hayatın ve Türkiye’nin Gerçekleri

Her şeyden önce hayatın bir gerçeği var. O da hayatın fani olması, ne denli önlem alınsa da afetlerde kurtulma durumu yaratıcının taktiri. Bu yüzden önlem alıp, tefekkür etmek gerekir. Tek düze hazırlıksız yakalanmak da gerekir. Afetler için sunulan öneriler hayatta kalma ve daha az hasarlar afetten kurtulmaya yöneliktir. Bu yüzden hayatın gerçeklerini de unutmamak gerekir.

Türkiye, deprem kuşağında yer almasına ve 17 Ağustos, Erzincan, Erzurum, Van gibi birçok afeti geçirmiş ve çok sayıda kayıp vermiş olmasına rağmen ne yazık ki imar, inşaat ve alt yapı bakımında tedbir almış ve afetlere hazırlıklı ülke değildir. Bu yüzden binalar, yollar ve yapılar sağlam değil, afet esnasında ve sonrasında toplum nasıl davranacağı hususunda bilinçli değildir. Dahası refah durumundan dolayı bir bölgede felaket olduğunda göçüp farklı diyara gitmek olanaksızdır. Felaket sonrası teminatlar da yetersizdir. Bu yüzden tüm önlemleri bu durumlar göz önünde bulundurarak yapmak gerekir.

Her türlü afet ve felakete karşı bizleri ve ülkemizi yaratıcının koruması dileğiyle…