Hayata Gülümseme

Hayata Gülümseme

Hayata gülümseme, gül!

Günde kaç kez gülümsüyorsunuz?

Sıradan geçen bir gününüzü düşünerek başlayalım. Hayatın her anı sayılarla dolu, değil mi? Gün saymakla başlıyor, adım sayıyor, para sayıyoruz. Kalori, saat, hesap, zaman derken saymakla bitiremiyoruz. Birçok şeyi sayıp, kontrol altında tutmaya çalışıyoruz. Peki hiç bir gün içerisinde kaç kez gülümsediğinizi saydınız mı? Bu, size mantıksız mı geliyor?

Yaş arttıkça gülümseme sayısında artış veya azalma gözlenebilir mi?

Yapılan bir araştırmaya uzanalım. Bu araştırma, çocukların günde ortalama 400 defa gülümsediğini ama “Mutlu” bir yetişkinin ise yalnızca 40 defa gülümsediğini gösteriyor. Sıradan bir yetişkin ise yaklaşık 20 defa gülümsüyor.

Çocuklar açık ara biz, yetişkinleri gülümseme konusunda geçmiş durumda. Ah bir bilseydik gülümsemenin ne kadar faydalı olduğunu ve bizlere neler yaptığını.

Gülümseme Neler Yapar? Gülümsemenin Etkileri

  • Kan basıncı gülümserken dengelenir.
  • Gülümseme esnasında ağrılar diner.
  • Strese birebirdir ve azaltıcı etkisi vardır.
  • Gülümseme, bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Sosyal ilişkilerin kuvvetlenmesinde büyük etkisi vardır.

Dünya insanları gülümseme ile ilgili güzel bir şey yapmış; “Dünya Gülümseme Günü“. Ekim ayının birinci Cuma günü kutlanan “Dünya Gülümseme Günü” Harvey Ball tarafından kutlanmaya başlanmış kutlu günlerden biri. Bu günü ilk kutlayan, insanlığa armağan eden Harvey Ball, aynı zamanda herkesin bildiği sarı emoji gülümseyen suratın da yaratıcı tasarımcısı. (Bunu da ek bilgi olarak sunalım.)

Gülümsemek bulaşıcı bir şeydir.

Atasözü

Yalnızca mutlu olduğunuz anlarda mı gülümsüyorsunuz?

Gülümsemek Üzerine Bazı Gerçekler

Kadınların gülme oranı erkeklere göre daha fazladır. Genellikle kadınlar, erkeklere göre çok daha fazla gülümser. Fakat aynı iş yerinde çalışan erkeklerle kadınların eş oranda gülümsediği görülmüştür. Aynı statüye sahip erkeklerin kadınlardan etkinlendiği düşünülmektedir. Ayrıca erkek çocukları kız çocuklarına göre daha az gülümser. Fakat çok daha fazla göz etkileşimi kurar.

Gülümsemek, etkili ve özentili bir makyajdan 10 kat daha çekicilik kazandırır. Yapılmış birçok araştırma, erkeklerin %69 / 70’inin kadınlarda gülümsemenin makyajlı hallerinden çok daha çekici olduğunu belirttiğini ifade ediyor. Gerçekten de gülümsemek, insanları güzelleştirmekte ve karşı bireylere olumlu enerji vermektedir.

Bebekler doğuştan gülümseme ve gülme yeteneğine sahiptir. Yeni doğan her bebek birçok unsur ve davranışı zamanla etrafına bakarak öğrenir. Ancak gülümseme özünde var olan bir yetenektir.

Zoraki bile olsa gülümsemek stresi azaltıyor ve psikolojiyi düzeltiyor. Kişinin kendisini gülmeye zorlaması ilginç bir durum gibi görülebilir. Ama gerçekten psikolojik olarak rahatlama sağlayan bir durumdur. Çikolata yemek yerine zorla da olsa gülümsemek, daha etkilidir. Ayrıca çikolata gibi kilo, kalori sorunu yoktur. Bedava, zahmetsiz ve kilo yapmaz.

Gülümsemek bulaşıyor. Gülmek ve gülümsemek, çevredekilere de bulaşan bir durumdur. Enerjisi yüksek ve gülümseyen kişiler, surat asmakta zorlanır ve surat asanlara olumlu enerji yayar. Onların da gülmelerini sağlar.

Gülümseme stresi azaltır. Gülümsemek, vücutta salgılanan mutluluk hormonunu (endofin) salgılanmasını artırır. Bu da kişinin stres altından kurtulmasını ve stressiz bir hayat kurmasını sağlar. Mutlu olmanın ve stresten kurtulmanın ilk yolu gülümsemektir. Strese karşı stresle mücadelede 6 yöntem yazımıza göz atabilirsiniz.

5 ila 53 yüz kasını çalıştırır. Zorlamalı gülümsemelerde yalnızca 5 kas çalışsa da gerçek bir gülümseme de 53 yüz kası çalışır.

Evrensel bir olgu ve insanî kültürdür. Tüm kültürlerde ortak bedensel dildir. Dünyanın neresinde olursanız olun gülümsemek, her daim huzur, mutluluk ve onaylama ifade eder.

Bolca hayata gülümsemeniz dileğiyle…

Açken Yenilmemesi Gereken Besinler

Açken Yenilmemesi Gerekenler

Açken yenilmemesi gerekenler birçok kişinin önemsemediği bir durum.

Siz de bazılarımız gibi sabah uyanır uyanmaz kahveye sarılanlardan mısınız? Yoksa bazılarımız gibi güzel bir kahvaltı ile güne başlayanlardan mı? Güne nasıl başlarsanız başlayın ama sabah aç karnına kesinlikle tüketmemeniz gereken bazı besinler var.

Sağlık, hayatın olmazsa olmazıdır. Tüm unsurların başı sağlık, akabinde ise kaliteli yaşamdır. Dolayısıyla sağlığımızı etkileyen her şeyi göz önünde bulundurmalı ve açken midemize zarar verebilecek besinlerden kaçınmalıyız. Peki zararlı besinler neler?

Güne başlarken yapmanız gereken en önemli şey kahvaltı. Bunu bilmeyen kalmadı artık. Aç iken yedikleriniz, günün ilerleyen saatlerinde size huzur verebildiği gibi huzursuzluk da verebilir ve hayatı, günü size dar edebilir.

Domates

Domates, ülkemizde çokça tüketilen bir besin ve C vitamini, diğer antioksidan bileşenler bakımından da oldukça zengin. Ancak kahvaltı da bulundurulması gereken besinler arasında değil. Ne yazık ki, Anadolu’nun birçok köşesinde kahvaltıların vazgeçilmezi olmayı başaran domates, aslında aç iken midemize zarar veren besinlerin başında geliyor. İçeriğindeki “Tannik Asit” kaynaklı mide asitinin yükselmesine ve mide sorunlarının baş göstermesine neden olur. Bu yüzden aç karnına uzak durmanız gerekenler arasında domates geliyor.

Gazlı İçecekler

Gazlı içeceklere çok değinmeye aslında gerek yok. Çünkü ne denli mideye zarar verdiği bilinen bir gerçek. Aç veya tok, zararları büyük. Ancak aç karnına içilmesi durumunda ciddi sağlık sorunlarına neden olmakta. Gazlı içecekler, içerdikleri maddelerle şeker seviyesini normalin üzerinde 8 kat daha fazla artırır. Alışkanlık haline getirilmesi ise kansere davetiye çıkarır. Kesinlikle aç karnına tüketilmemelidir.

Mayalı Hamur İşi Besinler

Sabah kahvaltısında çok sık tercih ettiklerimizin başında hamur işi besinler geliyor. Ancak maya bulunan hamur işi besinler mide şişmesine neden olur. Mide astarını ise ciddi düzeyde tahriş eder. Çabuk tüketilebilir gıdalar arıyorsanız mayalı hamur işi besinleri değil, taze meyveleri tercih etmelisiniz. Sabah kahvaltıda olabildiğince beyaz ekmek tüketmeyi de azaltmanızı öneriyoruz.

Baharatlılar

Aç iken baharlı besinler de tüketilir mi? Tüketenler oldukça fazla ne yazık ki. Baharatlı besinler, aç karnına mide mukozasına zarar vermektedir. Birçok mide rahatsızlığının nedenleri arasında baharatlı besinlerin aç karnına tüketimi var. Hazımsızlığa neden olduğu da bilinmektedir. Sarımsak, acı biber, zencefil gibi baharatlı gıdalar bunların başında geliyor ve kahvaltıda tüketilmemesi gerekiyor.

Tatlılar

Aslında tatlılar da tıpkı gazlı içecekler gibi aç iken yenilmemesi gerekenler arasında toplumun iyi bildiği besinlerden. Tatlı ve şekerlemeler, midede çabucak sindirilebilen gıdalar. Ancak kana da karışımı o denli hızlı ve pankreastaki insülin düzeyinin ani yükselmesine de neden olan besinler. Neticede ise şeker hastalığına davetiye çıkarmak oluyor. Ayrıca göz bozukluğunun başlıca nedenleri arasında aç karnına tatlı yeme geliyor. Sabah bir çikolata, kek ne kadar göze zarar veriyor, anlatmak olanaksız. Aç karnına kesinlikle tatlı tüketmemelisiniz.

Yoğurt

Yoğurt, içerisindeki laktik asit ve bakterileriyle oldukça faydalı bir besin. Ama aç karnına oldukça zararlı besin. Açken yenilmesi durumunda mide asidi tarafından etkisiz hale getirildiği için yoğurt, süt ve süt ürünlerindeki fayda kaybolur ve ölür. Ayrıca mide asidi oluşumuna neden olur. Güzel bir kahvaltıdan 1 – 2 saat sonrası birkaç kaşık yoğurt oldukça fayda vericidir.

Armut

Armut da yenilmemesi gerekenler arasındadır. Yemememiz gereken besinlerden biri, çünkü çok fazla lif içerir. Tok karnına sağlıklı ve faydalıdır. Ama açken o kadar faydalı değil, hatta zararlıdır. Karın ağrısına neden olur. Bu yüzden armudu tahıl ve yulaf ezmesi ile tüketmenizi öneriyoruz.

Yenilmemesi Gerekenler Besinlerin Şahı Muz

Muz, kesinlikle aç karnına yenilmemesi gereken besinlerin lideridir. Sağlık açısında faydalı meyvelerin başında geldiği gibi, aç karnına tüketildiğinde de zararlı besinlerin başında Muz geliyor. Muz, aç karnına yenilirse kandaki magnezyum düzeyini ani olarak artırır. Bu da kalp için risk demektir ve kalbe gerçekten zarar verir. Ayrıca sindirimi zorlaştırır, kabız olma durumunu yükseltir. Bu yüzden sabahları aç karnına kesinlikle muz, yenilmemesi gerekenler arasındadır.

Ayrıca uyku öncesi yenilmemesi gereken gıdalara da bu yazımızda göz atabilirsiniz.

%100 Verimli Uyku Uyumanın Sırları

%100 Verimli Uykunun Sırları

Verimli uyku, tüm canlıların yaşamını sürdürmesi gereken yegane gereksinimlerdendir. Hayatımızın önemli parçası olan uykudan %100 verim elde etmediğimiz zamanlarda vücut birtakım sorunlar göstermeye, hayatımız olumsuz etkilenmeye başlar.

Dünya nüfusunun birçoğu uykuya adeta aşıktır. Akşam olması gereken saate uyuyup, sabah erken saatte uyanmak ise adeta mücize niteliğindedir. Geç uyuma, erken uyuma, uyanamama, uyuduğu halde uykuyu alamama, bir türlü uykuya dalamama gibi çeşitli sıkıntılar kişiden kişiye göre değişiklik gösterse de uykudan %100 tam anlamıyla verim alamama, verimli uyku elde edememe ortak sorundur.

Uyku, sağlık başta olmak üzere zihinsel aktivitelerde ve güzellikte de etkilidir. Ger gör ki bir de günlük rutinler ve yapılması gerekenler işin içine girince hayat işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Peki uykudan %100 verim nasıl alınabilir? Verimli uyku elde etmenin sırrı ne? Dahası verimli bir uyku çekmek mümkün mü?

Kaç Saat Uyku Gerekiyor?

Öncelikle vücudumuzun kaç saat uyku uyuması gerektiğini bulmalıyız. Yetişkin birelerin günde 7 – 8 saat düzenli olarak uyuması gerekir. Bu durum elbette ki her birey için geçerli değildir. Herkes 8 saat uyuduğunda kendisini dinç, huzurlu ve sağlıklı hissetmeyebilir.

Biyolojik saatini dinle!

Vücudumuzun gerçekten kaç saat uykuya ihtiyacını öğrenebilmek için vücudumuzun biyolojik saatine kulak vermeliyiz. Akşam uykunuz kaçta geliyor, sabahları alarm veya dış etken olmaksızın kaçta rahat biçimde uyanıyorsunuz? Bunu gözlemleyin. Ortalama bir süre çıkacaktır. Bunu birkaç denemede tespit etmelisiniz. Ortaya çıkan süre, sizin uyumanız gereken süreyi ifade eder.

Ayrıca “Ulusal Uyku Vakfi” birtakım araştırmalar yaparak belli yaştaki kişilerin ortalama uyuması gerektiği süreleri tespit etmiştir. İnceleyebilirsiniz.

Uyumlu Bir Düzen Sağlayın

Hedeflerinize, günlük yapmanız gerekenlere ve gereksinimlerinize karşı koymaktan kaçının. Yaşam standardı ve şekli ile uyumlu bir uyku düzeni oluşturmalısınız.

Hepimiz birtakım hedefler belirleriz ve birçok kişinin yapmak istedikleri benzer niteliktedir. Lakin herkesin hayatı ve yaşam kalitesi ne yazık ki aynı değil ve sorumluluklar, gündelik ihtiyaçlar, yapılması gerkenler farklı. Sabah 8, akşam 5 beyaz yaka çalışan biri için sabahları uyanmak oldukça kolaydır. Fakat vardiyalı veya nöbetli çalışan biri için bu durum bu kadar kolay değildir. Ev, okul, iş ve sosyal çevredeki sorumluluklarımız bizim vaktimizi uyku ve hedeflerimizden daha fazla alıyorsa bu durumda uykudan fedakarlık söz konusu olacaktır. Misal vermek gerekirse;

  • gece 00.00’da uyumanız gerekiyor ise mutlaka bu saatten 6 saat öncesine kadar kafein ve tein içerikli içecekleri,
  • 3 saat öncesine kadar alkollü içecekleri bırakmanız gerekiyor.
  • Yine 2 veya 3 saat öncesinde birşey yiyip içmemelisiniz.
  • Uyumadan en az 2 saat önce bütün ağır aktivite, spor ve egzersizleri bırakmak gerekli.
  • Uykudan 1 saat öncesine kadar elektronik tüm aletleri kapatsanız iyi edersiniz. Televizyon, bilgisayar, telefon, tablet vb. tüm elektronik aletlerden uzak durmaya uykuya bir saat kala başlamalısınız.
  • Yine bir saat kala tüm iş, okul, ders, eğitim vb. faaliyetlerini durdurup, çalışmaları sonlandırmalısınız. Akabinde %100 verimli ve kaliteli bir uyku sizi bekliyor olacak.

Verimli Uyku Tatil Yapmaz

Verimli ve kaliteli bir uyku için tatil olmayacağını bilmelisiniz. Uykunun izin günü, dinlenme arası veya tatili olmaz. Dolayısıyla hafta sonu da olsa, yıllık izinlerde veya öğrenciler için ara tatillerde uykunuzdan ödün verme alışkanlığı edinmemelisiniz. Uyku saatlerine rutin biçimde dikkat etmelisiniz.

Şayet yoğun, aktif bir çalışma hayatınız varsa hafta sonu veya izin günlerinizde kendinize hediye vermek için ASLA uykunuzu kullanmamalısınız. Yani, cumartesi izinli iseniz kesinlikle cuma günü geç yatma girişiminde bulunmamalısınız. Geç saate kadar oturup, ertesi gün geç saatte uyanma gibi bir huy edinmeyin. Unutmayın ki, 1 – 2 günlük kaçamak uyku düzeninizi gerçekten olumsuz etkileyecektir.

Oda Sıcaklığını Kontrol Edin

Kaliteli uyku için oda sıcaklığı önemlidir. Çoğumuz kış aylarında sıcacık bir odada uyumak ister. Fakat çok sıcak veya çok soğuk oda uykunun düşmanıdır. Bu nedenle oda sıcaklığı 15 – 18 derece arası olmalıdır. 18 dereceği geçmediğinden emin olun. Sıcaklıkölçer kullanabilirsiniz.

Uyku İçin Işıklandırmayı İhmal Etmeyin

Uyku öncesi tavan ışıkları kapatılmalıdır. Tavsiyemiz karanlık ortamda uyumanızdır. Fakat endişe veya kaygı yaşıyorsanız gece lambası açabilirsiniz. Işıklandırma ve renkler vücuda, beyne uyku vakti geldiğinin sinyallerini ve mesajını verecektir.

Kısılabilir Işıklar ve Uyku Rahatlığı

Yatağımızdan çıkmak istemiyor, %100 rahatlık istiyorsak baş ucumuzda veya genel oda ışıklandırmasında kısılabilir ışık düzeneği ayarlamalıyız. Küçük pille çalışan ve ışıklandırması kısılabilen, açılabilen ışıklar bulunuyor. Bunlardan yatağınızın baş ucunda bulundurabilirsiniz.

Teknolojiye Veda Vakti

2020’li yıllarda, yani günümüzde çok zor olsa da kaliteli bir uyku için olmazsa olmak kurallardan biri de teknolojiye vedadır. Akşamları uykunuzda sizi yalnız bırakması gerekenler arasında telefon, bilgisayar ve diğer elektronik cihazlar bulunuyor.

Kesinlikle en fazla yapılan hayatı siz yapmayın!

Telefonu yastığınızın altına veya yatağınızın başına koyup, o şekilde uyumayın. Telefonların yaydığı radyasyon ve sinyal sistemleri uykunuzu, sağlığınızı ve beyin dalgalarını olumsuz etkiler. Bu da hem sağlığınızı, beyninizi ve hem de uykunuzu kötü etkileyecektir. Uyumadan 1 saat önce tümüne veda edin. Sosyal medya, e-postalar, web siteler, bloglar, televizyon kanalları, radyolar, video siteleri, aklınıza ne gelirse tümüne elveda demelisiniz.

Peki ya alarm?

Elektronik olmayan, geleneksel alarm özelliği bulunan baş ucu saatleri kullanabilirsiniz. Telefonunuzu da asla yatak odanızda şarja takıp, uyumayın.

Not: Verimli uyku için oda ışıklandırması önemlidir. Olabildiğince karanlık olması verimli uyku için etkili olacaktır.

Doğru Uyku Pozisyonunu Yakalama

Size en uykun uyku pozisyonu bulmalısınız. Boyun, sırt ve bel ağrılarını önlemek için size uykun yastık ve yatak tercih etmenizi tavsiye ederiz. Yastık, uyku için oldukça önemlidir. Uykunun en önemli aşamalarından birisi, doğru yastık seçimidir. Pozisyon olarak ilk uyku esnasında sağ tarafa yatmanız, bacaklarınızı kafif karın boşluğuna çekerek uyumanızı tavsiye ederiz. Bu sayede mide, kalp baskı altında kalmaz, kolaylıkla sindirim ve kan pompalanması mümkün olur. Ayrıca nef alımınız kolaylaşır.

Şayet yan yattığınızda sırt ağrısı yaşıyorsanız bunu çözmek için bacak arası yastığı kullanabilirsiniz.

Kokuya Dikkat

Rahat ve huzurlu bir uyku için oda kokusuna dikkat etmelisiniz. Ortamın kokusu, oda sıcaklığı ve yastığınız kadar önemlidir. Sizi ferahlatacak kokuların odanızda yayılması gerekir. Kötü, ağır, pis kokular sizi rahatsız edip, uykunuzu kaçıracaktır. Odanın havanlandırılması, kötü kokuların giderilmesi gerekir.

Stres Kaynaklarını Bertaraf Edin

Odada, uyuyacağınız ortamda sizi strese sokacak hiç bir unsura izin vermeyin. Gözü yoran, dikkat çeken tüm cisim ve nesneleri odadan uzak tutun. Çok dar, basık ve kalabalık yatak odası uykunuzu olumsuz etkiler. Sizi rahatlatan tablolar odanıza asabilirsiniz.

Ya Nevresim Takımları?

Sinir bozucu nevresim takımınız mı var? Sırf estetik görünsün diye uykunuzu kaçırmasına izin veremeyin. Beğenmediğiniz, rahatsız edici nevresim takımlarını kullanmayın. Saten ve benzeri kumaştan yapılma nevresimleri tercih etmeyin. Kayan çarşaflar kullanmayın. Lastikli çarşaf daha iyidir.

Yorgana Dikkat

Şayet evli iseniz veya biri ile uyumakta iseniz yorgana dikkat etmelisiniz. Yorgan, rahat biçimde ayarlanmalı, gerekirse iki ayrı yorgan kullanılmalıdır. Yorgan boyutu iki kişiyi de saracak boyutta olmalıdır. Ne çok büyük, ne de küçük olmalıdır.

Hortuya Çözüm Üretin

Odanızda horlayan biri mi var? İşiniz çok zor demektir. Hemen bir şeyler yapmalı, çözüm üretmelisiniz. Çoğu kişi horladığını da kabul etmez. Horladığını kabul eden kişinin bu sorundan kurtulması kolaydır. Ama etmeyenler, zorluk çıkarır. Bu yüzden önce onların horladıklarını kanıtlayın. Uyku boyu çıkan sesleri kaydeden mobil uygulamalar artık geliştirilmiş durumda. Onlardan faydalanabilirsiniz.

Uyku Öncesi Rahatlatıcı Bir Çay

Yeşil çay, papatya çayı gibi bazı bitkisel çaylar uykuya yardımcıdır. Rahatlatıcı ve gevşetici etkiye sahiptir. Dozu kaçırmadan, fazla abartmadan uykudan 45 – 50 dakika önce bir fincan bitki çayı için. Melisa, Papatya, Nane, Şerbetçiotu, Kediotu bunlar arasında uykuya iyi gelen çaylardır.

Yemeğe Dikkat Edin

Uykudan en az 2 saat önce bir şeyler yemeyi kesmelisiniz. Ayrıca bazı gıda ve besinleri ise en az 6 saat önce bırakmalısınız. Uyku Öncesi Yenilmemesi Gereken Gıdalar yazımıza daha fazlası için göz atabilirsiniz.