Yabancı Dillerin ve Yapay Dillerin Yaşam Kalitesine Etkileri

Yapay Dillerin Yaşam Kalitesine Etkileri ve Yabancı Diller

Gezegenimizin zenginliği ki herkes aynı dili konuşmuyor. Dolayısıyla da bir dil bilmek yeterli gelmiyor. Çoğu zaman öyle anlar yaşıyoruz ki, keşke yabancı dil bilseydim, diyoruz. Yapay Dillerin Yaşam Kalitesine Etkileri ve Yabancı Diller hakkında dil öğrenmek ve bilmek kişinin yaşam kalitesine ciddi fayda sağlıyor.

Güvenli ve Sağlıklı İletişim

Karşınızdaki kişi veya topluluk ile daha etkin, güvenli ve sağlıklı iletişim kurabilirsiniz. Öz güveniniz yerine gelir.

Seyahatte Kolaylık

Farklı yabancı dilleri bilmek size seyahat esnasında birçok kolaylık ve avantaj sağlar. Gittiğiniz ülkelerin yerel toplumuyla aracısız daha yakın ve sıcak iletişim kurabilirsiniz.

İstihdam Şansı

Yeni iş fırsatları bulmanızı sağlar. Daha yüksek ücretle iş olanağı elde ettirir. Birçok beyaz yaka iş başvurusunda yabancı dil zorunludur. Fakat 2 veya daha fazla yabancı dil bilmek sizi diğer adaylar karşısında ayrıcalıklı kılar.

Yeni İnsanlarla Tanışma

Geniş bir ağınız ve çevreniz olur. Çalışma hayatınızda çeşitli sınıf ve ülkelerden yeni bağlantılar kurabilirsiniz. Başkalarının deneyimlerini bizzat görebilir ve dinleyebilirsiniz.

Ufku Geliştirme

Yabancı dil öğrenmek kişinin ufkunu ve dünyaya bakış açısını değiştirir. Farklı kültürleri, kültürel bakışları öğretir. Yenilikçi bir vizyona sahip olmanızı sağlar.

Kelime Haznesi

Kolay ezberleme yetisi kazandırır, sözcük haznenizi geliştirir. Sözcüklere ve mantıksal yapısına bakışınızı geliştirir. Yeni fikirler, yeni görüşler ve dünyalar keşfedebilirsiniz.

En İyi Beyin Egzersizi

Yabancı dil ve özellikle yapay dil öğrenmek beyin egzersizi için oldukça faydalıdır. Dil yapısı, dil bilgisi kuralları ve birtakım uygulamalar beyni aktif çalıştırır ve etkili egzersiz imkanı sunar. Anadilde var olan verinin daha etkin, örneklerle ve eş anlamlarıyla öğrenilmesini, pekiştirilmesini sağlar. Hafızayı kuvvetlendirir ve anıların pekişmesine yardımcı olur. Beyin tümörüne karşı korur.

Kültürel Etkileşim

Farklı kültürlerin, insanların yaşam tarzları, tarihleri vb. hakkında yeni bilgiler edinecek, farklı deneyimler yaşayacaksınız. Yaratıcı bizleri neden farklı dillerde ve kültürlerde yarattığını, bu farklılığın nedenli bir zenginlik olduğunu kavrayacaksınız.

Uluslararası Sanatın Tadını Çıkarma

Uluslararası çapta her çeşit film, müzik, sanat ve edebiyatın tadını çıkarabilirsiniz. En iyi eserleri orijinal dilinde inceleyebilecek ve çoğunu ilk siz edinebileceksiniz.

Çok Dillilik ve Çoklu Görevler Edinme

Yabancı dil sayesinde çoklu görevleri daha iyi yapabilir, hafızanızı aynı anda farklı iş ve görevler için kullanabilirsiniz. Beynimiz için iki veya daha fazla dil arasında geçişi gerçekleştirmek tıpkı iki farklı görev arasındaki geçiş gibidir. Bu sebeple yeni yabancı dil öğrenmek çoklu ve farklı görevlerdeki yetilerinizi geliştirir, başarı elde etmenizi sağlar. Yabancı sözcükler hafızanızı kuvvetlendirir.

Çoklu Düşünme

Aynı anda çoklu düşünebilirsiniz. Birden fazla dil bilenlerin odaklaması, bilgileri kavraması ve öğrenme hızını artırması bilinen gerçektir. Beyin esnemesi, egzersizi için oldukça etkilidir. Beyin fonksiyonlarının çalışmasını hızlandırır.

Mantıksal ve Yapısal Düşünme

Yeni bir yabancı dile veya yapay dili öğrenmeye başlamak mantıksal ve yapısal düşünmeye de başlamak demektir. İlk etaptaki öğrenme süreci ve çabası mantıksal ve yapısal düşünme yetinizi geliştirir.

Anadilinizi Güçlendirme

Doğuştan öğrendiğiniz anadilinizi daha iyi bilme, hakim olma açısından yabancıl öğrenmek büyük fayda sağlar. Anadilinizin de geliştiğini görebilirsiniz. Yabancı dile başladığınızda ana dilinizde daha iyi konuşmaya başlar, daha aktif okuyucu ve anlayıcı olursunuz. Konuştuğunuz dili ne kadar az bildiğinizi keşfedersiniz.

Kapsamlı Odaklanma

Sözcükleri anlama ve kavrama konusunda beyin zamanla daha temkinli olmayı öğrenir ve bu da sizin odaklanma becerilerinizi geliştirir. Sözcükleri anlama, olay örgüsünü anlamlandırma çabası sizin görülebilir zihinsel engelleri aşmanıza yardımcı olur.

Hızlı Öğrenme

Bir konuyu daha hızlı anlama ve yeni bir bilgiyi çok daha hızlı öğrenmenize yabancı dil yardımcı olmaktadır. Anlama, kavrama ve anlamlandırabilme becerileriniz gelişir.

Yaratıcı Düşünme

Anadilimizde bilinen bir sözcüğün birebir karşılığını yabancı dilde hatırlayamadığım anda veya bilmediğimizde alternatifini arar, çoğu kez birden fazla sözcük ile ifade etmeye çalışırız. Ayrıca karşı tarafın da anlayabileceği tarzı oluşturmak gerekir. İşte bu süreçte sarf edilen çaba ve enerji geçişi beyin, hafıza ve bilinç için büyük fayda sağlar. Sözcükler arası yolculuk etmeyi, bulmaca tamamlamayı, sözcük avına çıkmayı içerek bu durum sizin daha yaratıcı düşünmenize sebep olur ve bu becerinizi geliştirir. Karşılaştığınız sorunlara karşı daha basit, daha çözüm odaklı yaklaşmanıza bir adım daha yaklaştırır.

Öz Güven

Yabancı dil bilmek öz güveninizi artırır. Kendinize değer katmanızın yegane yollarındandır.

Yabancı Dil Bunamadan Korur!

Yabancı dil öğrenmek erken bunama, alzheimer hastalığına yakalanma riskinizi düşürür. Bu durumu ise ortalama beş yıl erteler.

Yapay Dillerin Yaşam Kalitesine Etkileri

Ayrıca yabancı dil veya yapay dil bilmek dili, sözcükleri daha iyi işitmemizi sağlar. Çeşitli sesleri duymayı ve kavramayı kolaylaştırır.

Dile daha duyarlı hale getirir. Sesleri anlamlandırmanın önemli aşamasıdır. Etkinliğinizi artırdığı gibi genç ve dinamik kalmanızı, aktif bir yaşam sürmenizi sağlar.

Görme yetinizi artırır. Bakmaktan ziyade daha net görmeniz mümkün olur. Sanata, edebiyata ve kültürlere bakış açınızı değiştirir.

Yapay Dillerin Yaşam Kalitesine Etkileri ve Yabancı Diller Yaşam kalitenizi artırmanızı, hayatınızı dengede tutmanızı mümkün kılar.

En önemlisi ise herhangi bir konuda bilgiyi kaynağından kolayca öğrenmenize yardımcı olur.

Bazı yapay dillere örnekler; Esperanto, İdo, Sindarin, Al Bakiyye

Yaşam Kalitesini Artıran Hint Filmleri

Yaşam Kalitesini Artıran Hint Filmleri

Yaşam kalitesini artıracak, hayata pozitif bakmanızı sağlayacak ve bakış açımızı değiştirecek en kaliteli hint filmlerini inceleyip, sizin için derledik. Tarifsiz bir mutluluğa sizi sevk eden, kimi zaman hüzünle beraber olağanüstü duygularla kalbinizi dolduran hint filmleriyle yaşam kalitenizi bir derece daha artırabilirsiniz.

Moraliniz mi bozuk, kendini iyi hisset cinsindeki hint filmlerinden birini aç ve izle, sana huzur verecektir.

Canım sıkılıyor, şöyle bir keyfimi yerine getirecek film olsa da izlesem ve tüm dert ve sıkıntılarımdan kurtulsam; beni alıp huzur diyarına götürse. Yok mu anti-depresan etkili bir film yahu?

Var tabi ki, olmaz mı? Senin derdine deva hint filmleri seni bekliyor.

Hint filmleri, çoğunlukla izleyicisine sosyal mesaj veren ve sıcak oyunculuklarıyla izleyicinin gönlünde taht kuran filmlerdir. Birçok izleyicinin beğenisini ve hayranlığını kazanmıştır. Her geçen gün daha da büyüyen ve daha fazla beğeni toplayan hint filmlerinin bazılarının insan yaşamına ve yaşam kalitesine olumlu etki gösterdiği gözlemlenmiştir. Sizlere yaşam kalitesini artıran hint filmlerini listeledik.

Raess

Yapım Yılı: 2017

Oyuncu kadrosunda Shahrukh Khan, Mahira Khan ve Nawazuddin Siddiqui’nin bulunduğu 2017 yapımı Hindistan filmlerindendir. Aksiyon ve gerilim türünde merak uyandıran filmdir. 1980’lerin Hindistan’ını ve içki kaçakçılığını konu edinir. Yaşam kalitenize farklı bir bakış kazandıracaktır.

Fanaa

Yapım Yılı: 2006

Baş rollerde Aamir Khan ve Kajol‘un bulundupu gerilim ve dram türünde hint filmidir. Görme engelli Zooni ve Rehan adında tur rehberisin dokunaklı aşk öyküsü konu alınmıştır. İnanılmaz bir romantizm ve dramanın buluştuğu, Keşmir davası ve aşk ile askeri vatan görevinin konu alındığı ihtişamlı hint filmlerindendir. Hint filmi hiç izlememiş, izlemeyi sevmeyenlerin fikirlerini değiştirip, Hint filmlerine bağımlı yapabilecek filmlerdendir.

Jodhaa Akbar

Yapım Yılı: 2008

Aksiyon ve dram türünde başarılı Hint filmlerindendir. Baş rollerde Aishwarya Rai ve Hrithik Roshan oynamaktadır. 16. yy dönemini etkili bir şekilde ele alır. Babür Şahi Celaleddin Muhammet Akbar ve Hindu Rajput Prensesi Jodhaa arasındaki evlilik eksenli serüven ilerlemektedir. Keyifle, öz güvenle seyredebileceğiniz kaliteli filmlerdendir.

Bajrangi Bhaijaan

Yapım: 2015

Salman Khan, Harshaali Malhotra ve Kareena Kapoor‘un baş rollerde olduğu başarılı yapımlardan birisidir. Yaşam kalitenize bambaşka fayda sağlayacak, insani değerlerinize ve kültürel yapınıza ek katkı sağlayacaksınız.

Bahubali Serisi

Yapım: 2015

Baahubali, şuan 2 seriden oluşuyor ve 3. serisi ise bekleniyor. Mahishmathi Krallığı ekseninde geçen fantastik, macera, dram, savaş, tarih ve aksiyon dolu muazzam bir yapıt. Heyecan ve adrenalin hormonlarınızı gerek efekt, gerek oyunculuk, gerek kurgu ve gerekse ihtişamlı müzikleriyle doruğa çıkaracak hint filmidir.

Peekay (PK)

Yapım: 2014

Rajkumar Hirani‘nin en başarılı filmlerindendir. Baş rolde Aamir Khan, Anushka Sharma ve Sanjay Dutt oynuyor. Tanrılara, dinlere bakış açınızı değiştirecek ihtişamlı ve ciddi sosyal mesaj veren filmlerdendir.

Onu Sarıya Boya

Yapım Yılı: 2006

Etkili ve sürükleyici hint filmlerinden birisidir. Hayranlık uyandıracak müzikal komedi filmlerinin başında gelir. Üniversite öğrencilerinin Hindistan bağımsızlık mücadelesini konu edinmektedir.

Dangal

Yapım Yılı: 2016

Aamir Khan filmi olarak beğeni toplayan hint filmlerindendir. Defalarca izleyip, yine izlesem mi diyeceğiniz ve sizlere gerçekten bir şeyler katacak hint filmidir.

3 Aptal

Yapım Yılı: 2009

Keyifle, eğlenerek, gülerek ve aynı zamanda duygusal anlar yaşayarak seyredebileceğiniz, birçok alanda yeni şeyler öğrenebileceğiniz ve “Ben üniversitede iken de böyle idi” diyebileceğiniz bir film.

Her Çocuk Özeldir

Yapım Yılı: 2007

Efsanevi bir yapım diyebileceğimiz, sosyal mesaj ve eğitim sistemi üzerine konulu etkili filmlerdendir. Darsheel Safary‘n muhteşem performansı ile şekillenen, öğrenme güçlüğü çeken bir çocuğun hayatı, yaşadığı zorluklar konu edinmekte, bir öğretmen ve aile olarak neler yapmak, nasıl davranmak gerektiği üzerine önemli notlar barındırmaktadır.

Secret Süperstar

Yapım Yılı: 2017

İsteyince nelerin mümkün olduğunu görebilirsiniz. Toplumsal, ailevi baskı ve İslam toplumu ekseninde ne tür yanlış baskılar olduğunu göreceğiniz, nasıl bir mücadele ile başarıya ulaşılabileceği ancak bu film ile gösterilebilirdi.

Kaliteli Yaşa olarak daha listemize eklemediğimiz “Talaash, Deat Zındagı, Life of Pi, My Name is Khan, Lagaan, Barfi, Dil Chahta Hai, Drishyam” gibi nice yaşam kalitesine fayda sağlayacak hint filmi mevcuttur. Son dönemlerde asit satışı ve Hindistan’da asit yüzünden yüzü yananların sesini duyurmayı amaçlayan chhapaak filmi ve Saaho, Sevgili Zindagi gibi Hint Filmleri de benzer yapıda yaşam kalitesine artı katmaktadır.

Yaşam kalitenizi olumsuz etkileyebilecek yasaklanmış filmler hakkında bilgi almak için ayrıca “Yasaklı 10 Film” makalemize de bakabilirsiniz.

Blog Açmanın Yaşam Kalitesine Etkileri

Blog Açma ve Yaşam Kalitesine Etkileri

Blog açmanın ve yönetmenin yaşam kalitesine bir takım faydalar sağladığı artık bilinen bir gerçek. Günümüzde blog açmak ise artık çok kolay ve ücretsiz. Fakat her alanda ve işte olduğu gibi fayda arz eden bir şey yanlış kullanıldığında zarar da verebilmektedir. Tıpkı ateş gibi. Ateş insanlar için oldukça faydalı, bir o kadar da zararlı ve tehlikeli bir madde. Onu, nasıl kullandığımız faydalı veya zararlı hale getiriyor. İşte bloglar içinde benzer unsurlar geçerlidir. Birkaç dakika içerisinde blogunuzu açabilir ve hazır hale getirebilirsiniz. Peki ya sonra? İşte asıl iş bu safhadan sonra başlıyor.

Blog unsuru içerisinde yazma eylemi barındırır. Yazmak için insana huzur veren en faydalı aktivitelerdendir.

Blogunuzu tek kendiniz için yazmıyorsanız ve insanların da takip etmesini, faydalanmasını istiyorsanız elinizde olması gereken en güçlü silah içerik olacaktır. Bloglar için en önemli silah içeriktir. İçeriğe önem vermeniz tema ve alt yapıdan çok daha önemlidir. Aksi halde kendi kendinize ziyaretçi istatistiklerine bakarken kendinizi bulabilirsiniz.

Yeni başlayan, orta ölçeğe ulaşabilen blog yazarları için yaşam kalitesini artıracak önemli tavsiyeleri sizlerle paylaşıyoruz.

Kime Yazıyorsun?

İyi bir blog yazarı hedef kitlesini iyi tanımlamalıdır. Aksi taktirde onlarla etkin ve sağlıklı iletişim kuramaz. Yazdıklarım okunsun ve etkileşim görsün istiyorsan hedef kitlen kim, neleri seviyor ve nelerden hoşlanmıyorlar. Bu sorulara cevap bulmalısın.

İlk etapta hedef kitleyi iyi belirlemek zordur. %100 etkin tahminde bulunamayabilirsiniz. Ancak zamanla bu kitleyi anlamaya başlayacaksınız. Bu süreçte onları dinleyin.

Şayet “Kendim için yazıyorum.” diyorsan sana iyi bir haberimiz var. Sayfanın en sonuna, son maddeye bakman yeterli.

Alıntı kabul edilir ama kopyala-yapıştır ASLA

Blog yazmak kurmaktan zordur. İlk oluşumdaki kadar basit bir iş de değildir. Zaman geçtikçe yazmanın çok zahmetli, zor ve profesyonellik gerektiren bir iş olduğunu anlayacaksınız. Fakat bir o kadar da keyifli ve yaşam kalitenizi artırıcı bir şey olduğuna kanaat getireceksiniz. İlk etapta günde birkaç yazı yazarken ilerleyen zamanlarda bu sayı düşecek, ayda bir veya iki yazıya düşecektir. Paniğe gerek yok. Endişelenmeyin.

SEO ilkelerince arama motorlarının blogunuzdan vazgeçmemesi için sırf bu amaçla birkaç yazı yazacağınız zamanlar olacaktır. Sırf blog boş kalmasın diye ayda bir yazı yazacaksınız. İşte bu süreçte yapılan büyük bir yanlış var. Diğer bloglardan içerikleri kopyalamak ve blogunuzda paylaşmak ilk akla gelen çözüm olabilir. Ama bu durum hem okuyucunuzu, hem arama motorlarını blogunuzdan uzaklaştıracaktır. Bu nedenle kesinlikle başka bir blog veya siteden içerik kopyalamayın.

Alıntı konusu ise biraz farklı. Kendi özgün içeriğinizi üretirken konuyu pekiştirmek amacıyla farklı kaynaklardan veri desteği alma durumudur. İlgili, bilgilendirici ve eğlenceli alıntılar yapabilirsiniz. Ama burada ise en etik olanı mutlaka her alıntıya kaynak göstermektir.

Samimiyet ve Eğlence Anlayışı

Şayet teknik bir konuda yazıyorsanız yazı dilini eğlenceli ve samimi bir hale getirmek gerekir. Mümkünse herkese daha sıcak bir anlatımla konuyu sunun. Espri yeteneğine güveniyorsan yazını bunlarla güçlendirebilirsin. Ama tabi ki abartma, sadece küçük pekiştirici bir çalışma olarak kullan.

Ha, ayrıca bunun çok büyük bir risk olduğunu da unutma. Espri beğenmeyen okuyucunun sert tepkisine neden olabilir. Bu yüzden dozu kaçırmamalısın. Hele sulu esprilerden kaçın. Sen bunları söylerken çevre arkadaşların ve dostların çok gülebilir ama sen fıkra yazmıyorsan blog yazılarında bunu dozunda bıraksan çok daha iyi olur. Çünkü sözü yazıya aktarmak ve aynı etkiyi okuyucuda oluşturmak her babayiğidin harcı değildir.

Konuya Değer Kat

Haberciler için en önemli konu bir haberi ilk aktaran olmaktır. Hayati önem taşır. Ama bu haberi herkesin anlayabileceği tarzda basit ve anlaşılır halde sunmak ise pek kolay değildir. Profesyonel birçok merci var ve onlarla kaşık atabilir misin? Hele de yeni bir blog yazarı isen ki, pek tavsiye etmiyoruz. Risk almana değmez. Öyleyse gel sen aktarmaya layık gördüğün haberleri kaynak göstererek blogunda özgün biçimde sun. Alıntı yap ama kopyalama. Haberlere kendi yorumlarını ekle ve mümkünse farklı kaynaklardan da alıntılarla güçlendir. Hatta yapabiliyorsan farklı bir bakış açısıyla haberi sun.

Demek istediğimiz konuya değer katman. Aktaracağın konu ne olursa olsun senin katacağın değer kıymetli. Bir değer katmalısın. Bu konuyu neden senin perspektifinden, senin blogunda okuyucu okusun ki?

Zaten çoğu kişi ele aldığın konuyu bir şekilde haber sitelerinden veya başka mercilerden edinebiliyor. O yüzden konuya değer katmayı unutma.

Uzmanlığına Odaklan

Sen uzman mısın? Uzmanlık alanın ne?

Yüzlerce blog bulabilirsin ki, her konuda içerik üretebilsin. Ama şayet sen bu yayınlarla rekabet edecek güçte değilsen sakın böyle bir genel konulu blog işine girişme, üzülürsün. En doğru olanı kendi uzmanlık alanın ile blog içeriğini sınırlamaktır.

Misal vermek gerekirse; sence bugün teknoloji veya makyaj yahut güzellik, hatta sağlık konusunda blog açmaya gerek var mı? Düzinelerce blog var bu kategorilerde. Birçoğu da markalaşmayı başarmıştır. Fark yaratamayacaksan o mercide olmanın bir anlamı yok. Ama bu tamamen bu alandan çekilmen gerektiği anlamına gelmiyor. Örneğin teknoloji alanında bir blog açacak isen en doğrusu sınırlandırılmış bir konu belirlemektir. Cep telefonları içerisinde “Android uygulamalar” şeklinde bir sınırlama kafi olacaktır. Benzer nitelikle bir sınırlama uygun olacaktır.

Unutmayın! Ne kadar çok konuya değinmek isterseniz o denli içerikleriniz yüzeysel olacaktır. Ciddiye alınma olasılığını da azaltacaktır. Peki konuyu daraltır ve belli alanlara odaklanırsanız işte o zaman başarılı olursunuz. Sürdürülebilirlik açısından bu önemlidir. Ayrıca o alanda uzmanlaşmanızı sağladığı gibi etkin bir kitle edinmenizi de sağlar.

Okura Saygı Duy

Blogunuza önem veriyorsanız okuyucunuza da önem vermelisiniz. Olabildiğince sık ve özgün, farklı içerikler üretin. Haftalarca yazamıyorsanız haftada en az bir makale yazın. Aksi durumda blogunuz ve yazdıklarınız pek ciddiye alınmaz. Blogunuza değer katmak için gündemsel konularda kendi alanınızı ilgilendiren yapılarla kendi özgün bakış açınızı ortaya koyun. Hızlı başlayıp, hızlı düşmeyin. İstikrarlı olmaya gayret edin.

Hiç kimse şişirme, uydurma ve abartılı makaleler okuyarak vaktini boşa harcamayı hak etmiyor. İnsanlara değer verin, okuyucularınıza saygı gösterin. Onlara kötü içerik sunmayın. Kulağa pazarlama fısıldayan içeriklerden uzak tutun. Bir iyi okuyucu, 10 sadık ve iyi okuyucuya referans olur. Kaybedilen okuyucuyu tekrar geri kazanmak yenilerini kazanmaktan çok daha zordur.

Sinirlerinizi Aldırın

Sinir mi, o da ne canım? Blog yazarının da siniri mi olurmuş… Her insan sinirlenir, blog yazarları da insan ve elbetteki sinirleneceği anlar olabilir. Ama sinirlerine hakim olmalıdır. İyi blog yazarı sinirlerine en iyi şekilde hakim olandır.

Artık herkes kolayca her şeye yorum yapabilmekte. İsteyen istediğini söyleyebiliyor. Yazılarınıza yorumlar alacaksınız. Birçok blog yazarı yazılarına yorum yapılsın ister. Ama beklediğiniz şekilde yorumlar olmayabilir. Yapıcı olmayan, ağır eleştiri içeren hatta hakaret içerikli yorumlarla kaşılaşabilirsiniz. Günümüzde pek de az değildir. Ama blogunuza önem veriyorsanız bu tip moral bozucu yorumlara karşı profesyonelce davranmalısınız. En çok yapılan hatayı siz yapmamalısınız. Hemen benzer tarzda yanıtlar vermemelisiniz. O yorumu yapan kişi birkaç zaman sonra o yorumu, hatta yazınızı bile unutacaktır. Belki de ilerleyen zamanlarda hatırlatılsa pişman olacaktır. Ama İnternetin hafızası keskin ve güçlüdür. Sizin o yoruma verdiğiniz yanıtı çok uzun süre koruyacaktır. Diğer okuyucularınızın da bakış açısını değiştirecektir.

Konu dışı, yıkıcı ve olumsuz enerji yayan yorumları görmezden gelin. Siz cevapladıkça konu gereksiz yere uzar. Çığırından çıkar. O yüzden kendinize ve sinirlerinize hakim olun. Şayet yorum gereksiz ve yersiz ise, makaleniz bu yorumu hak etmiyorsa emin olun diğer okuyucular müdahale edeceklerdir. Ama her yorumu dinleyin ve ders edinecek bir şeyler çıkarın.

Senin Diye Tek Olmak Zorunda Değilsin

Blogu sen açmış ve yönetmiş olabilirsin. Bloguna zaman geçtikçe iş yahatı, sağlık, ev halleri, özel hayat derken birtakım engeller çıkabilir ve haftada 1, hata ayda 1 veya 2 makale ancak yazabileceğin bir durum oluşabilir. Bu durumda illa tek başına devam edeceksin diye bir şart yoktur. Ülkemizde çok yazarlı yüzlerce blog var ve ciddi başarılar elde edebilmiştir. Sen de aynı konuda fikirleri olan ve paylaşmak isteyen diğer blog yazarlarıyla etkileşim kurabilir, onların senin bloguna katkı sağlamasına imkan sağlayabilirsin.

Çok Yazarlı Blogların Faydaları

Daha zengin içerikler elde edilebilir. Ayrıca benzer konularda çok daha farklı, özgün ve çeşitli bakış açılarında içerik aktarımı ve üretimi mümkündür.

Blog konunuzla alakalı faaliyet gösterebilecek, benzer konulara ilgi duyan birçok kişi vardır. Onların da blogunuza katkı sağlamasına imkan verin. Daha keyifli, etkili ve bilgilendirici yayınlar ortaya çıkacak, emin olun.

Şayet maddi bir desteğiniz veya imkanınız varsa bu alandaki profesyonellerden destek alabilirsiniz. Ücretli metin yazarlarından içerik üretmeleri için destek alabilirsiniz.

Yazın ve Eğlenin

Yazmak zorlu, zahmetli ve uzmanlık gerektirir ama her zaman keyif verir. Kim için yazarsanız yazın, ne tür bir bakış açısına sahip olursanız olun fark etmez. İster “sanat sanat içindir.” diyin, ister “sanat toplum içindir.” fark etmez. İster küçük çaplı bir blog olsun ister ciddi hedefleri olan bir blog olsun ama yazarken her halükarda keyif almayı bilin. Yazarken eğlenmelisiniz. Eğer eğlenemiyorsanız yapmanız gereken şey belki de blog açmak, yürütmek veya yazmak değildir. Bu işten vazgeçebilirsiniz.

Bu arada yeni bir blog siteniz var ise şansı değilseniz muhtemelen bir süre ciddi gelir elde etmeniz olanaksızdır. Kimse bunun garantisini veremez. Ama denemeye değmez mi? Önemli olan yazarken ve blogunuzu yönetirken keyif almanız.

Siz keyif alıyorsanız okuyucunuz da keyif alacaktır. Zoraki yazıyorsanız okuyucunuza da bu his yansır ve okuyucunuzu sıkar.

Alanında uzman ve deneyimli birçok blog yazarı var. Bu bahsettiklerimiz belki de sıradan ve basit konular ama yeni başlayacak blog yazarları için minik bir rehber niteliğinde olacaktır.

Yaşam Kalitesi ve Blog Yazarlığı

Yazmak zaten başlı başına yaşam kalitesini artıran bir faaliyet. Bloglar ise diğer okuyucular ile hızlı ve açık etkileşim sağladığı için daha aktif ve farklı deneyim sunan merciler. Böyle bir deneyim sizlere ne denli fayda sağlayacak, hayal edebiliyor musunuz?

Yaşam kalitenizi artırmak için haftada en az bir blog yazısı yayınlamanızı ve kendinize ait özgün blog yönetmenizi tavsiye ediyoruz.

Nasıl Blog Açabilirim?” diye düşünüyorsanız size adım adım blog açmayı anlatan farklı bir blog kaynağını tavsiye edebiliriz: Adım Adım Blog Açmak  (Wpmavi)

Keyifle yazmanız dileğiyle…