Motivasyon

Motivasyon, Türkçe karşılığı ile güdülenme Fransızca kökenli sözcük olup, günümüzde sıkça kullanılır olmuştur. Motivasyon, bireyin belli bir amaca ulaşmasında kendisini arzu ve istekli hissetmesine, davranmasına yardımcı olan süreçtir. Hedefe ulaşabilme konusunda kişinin kendini doğru güdülemesi, motive etmesi gerekir. Güdülenme durumunda ilk ve en önemli aşama keşiftir. Kişi, kendini ve çevresini, bulunduğu durumu iyi keşfetmelidir.

Örneklemek gerekirse, karnımız acıktığında hem tatlı, hem ekşi ve hem de tuzlu bir şeyleri aynı anda yemeyiz. Yememiz durumunda ise doymuş değil, midemiz karışmış olur, değil mi? Neticede ise mide bulantısı, mide ağrısı ve benzer rahatsızlıklar görülür. İşte motivasyon da hedefe ulaşma konusunda bireyin beslendiği bir kaynaktır. Bu kaynak, aynı yemek gibi tutarlı ve doğru olmalıdır. Sırf kendimizi motive etmek için her türlü güdüleme kaynağına saldırmak fayda değil, zarar verecektir. Sonunda ise tükenmişlik hissi ortaya çıkar, kişinin enerji ve memnuniyeti düşer.

“Hafta sonu biraz fazlaca yedim, yemeği biraz kaçırdım. Pazartesi günü kesinlikle diyete başlayacağım.” Bu cümleyi etrafınızda kaç kez duydunuz veya hayatınızda kaç kez tekrarladınız? Sizce bu cümleye ve söze sadık kalıp, pazartesi günü diyete başlayan kaç kişi var?

Çok az kişi kendini ve etrafındakileri güdülemenin yolunu biliyor. Her bireyin kendince yöntemleri var. Ancak güdüleme yöntemlerini bilmek veya bilmemek önemli değil, uygulamak önemli.

Burada esas konu bildiklerimizi ne denli uygulayıp, hayatımıza geçirdiğimizdir. Kaliteli Yaşam Koçu, sizleri motive edecek naçizane tavsiyelerde bulunmakta ve önemli güdüleyici araştırmalar yapmaktadır.

Birçok önemli kaynaktan faydalanılarak birey yaşantısını iyileştirici, yaşam kalitesini artırıcı önerileri sizlere sunmaktayız.

Motive olma hususunda her şeyden önce istikrarlı olmak gerekir. Okuma alışkanlığı edinmek ile bunu sürdürmek aynı oranda önemlidir.

Kaygı Bozukluğu

Kaygı Bozukluğu İçin Altın Öneriler

Kaygı bozukluğu, mevcut durumda hissedilen korku ve endişenin daha üst düzeyde, gerginlik ve korku halidir. Bu duygulara bağlı verilen bilinçsiz tepkiler ile görülen, alt türleri bulunan psikolojik rahatsızlıktır. Uzun süreli endişe, zamanla fiziki tepki şeklinde kendini gösterir. Yüksek veya düşük tansiyon, yüksek nabız, aşırı ve ani terleme, nefes alışverişinde düzensizlik ve hızlı alıp verme, nefes darlığı, mide ve bağırsak kasılmaları gibi belirtiler kaygı bozukluğu rahatsızlığında sıkça görülen fiziksel tepkilerdir.

Ağlamanın Çözdüğü Sorunlar

Ağlamanın Çözdüğü Sorunlar

Zaman içerisinde birtakım duygular yaşar, kimi zaman kişiyi olumsuz etkileyen neticeler ortaya çıkar. Bu hislerin kimi zaman fiziksel olarak yaşandığı anlar vardır. Sevinirken gülmek, üzülünce ağlamak bunlardan birkaçıdır. Fakat sadece üzgün olunduğunda kişi ağlamaz. Aynı zamanda sevinç, korku gibi duygusal olgular da ağlamaya neden olur. Yapılan araştırmalar ağlamanın bir nebze olsun rahatlattığını göstermektedir.

Duygusal Zekâ Önemli mi?

Duygusal Zekâ Önemli mi?

Duygusal zekâ, diğer tabiriyle (EQ) entelektüel yetenek denilen kavram, sıkça duyulan terimler arasındadır. Psikoloji, kişisel gelişim, ruhsal sağlık vb. alanlarda ve özellikle de 90’ların sonrasında oldukça popülerlik kazanmıştır. Günümüz aydınları ve toplumları için gündem bugünlerde oluşturmuyor olsa da önemini hâlâ koruyan konulardandır.

Değişim için yılbaşını beklemeyin.

Değişimi Yılbaşına Erteleme!

Değişimi Yılbaşına Erteleme!
Misal verecek olursak, güne başlamadan, yataktan kalkmadan önce biraz esniyor, vücudu yumuşatıyor muyuz? Kaslara veya liflere birazdan ayaklanacağınızın mesajını veriyor musunuz? Oldukça basit olan bu ihtiyacı ne yazık ki, çoğumuz ihmal ediyor, alarm sesiyle doğrudan uyanıp, kalkıyoruz. Bedenen değil de zihinden zoraki kalkma eğilimine giriyoruz. Bunu da alarmı sürekli erteleyerek devam ettiriyor ama yataktan kalkmamakta ısrar ediyoruz. Siz de mi bu haldesiniz? Hak veriyor musunuz?

5 Adımda Değişim

Hayat, geçmişte tekrarlanarak yapılan eylem ve düşüncelerin toplamından oluşmaktadır. Journal of Personality adlı dergide yayınlanan bir çalışma, verilen kararların %45’inden fazlasının gerçek kararlar olmadığını, bilakis alışkanlıklar olduğunu ortaya koydu. Bu alışkanlıklar gelenekselleşmediği, otomatik rutinliğe geçmediği sürece vazgeçilebilir hal alıyor.

İyi Hissetme Teknikleri

İyi Hissetme Teknikleri

Yaşamın tadı, başarının ve verimliliğin yegâne unsuru kuşkusuz kişinin kendini iyi hissetmesinden geçiyor. Dünyada var olan ve önem arz eden tüm olgular insanlar için var ve tüm bu olgularla birlikte eylemler kişinin bireysel yapım ve eylemlerine bağlı. Kendini iyi hisseden kişi, verimli, mutlu ve başarılı olabilmektedir. Aksi durumda kişinin iç ve dış dünyası, çevresi ve doğal olarak toplum düzeni olumsuz etkilenmektedir.